Aylık Kültürel Aile Dergisi

Hikâye: GÖKYÜZÜNDEN İNEN BEYAZ ÇİÇEKLER

Fatma Beyza Tütüncüoğlu / Ocak Şubat Mart 2015



Yavru fare Tumbi anneannesini çok severmiş. Ara sıra babasından izin alır anneannesinde kalırmış. Anneannesi de Tumbi’yi çok sevdiğinden onun bu ziyaretlerinden pek memnun olurmuş. Tumbi o yaz doğmuş. O yüzden kış mevsimini çok merak ediyormuş.

- Anneanne kış mevsiminde ne olacak, diye sormuş.

Bu soruya şaşırmış anneannesi. Doğru ya, Tumbi daha önce hiç kış mevsimi yaşamamış ki!

- Kışın üzerimize gökyüzünden beyaz çiçekler dökülecek, demiş.

Farecik şaşkınlıktan gözlerini iri iri açmış.

- Gökyüzünden beyaz çiçekler dökülecek, öyle mi?

- Evet. Hatta bu çiçekler soğuk çiçek, demiş anneannesi. Onlar tane tane birikince sen ve arkadaşların çok eğleneceksiniz. Oyunlar oynayacaksınız.

Tumbi hayal etmeye çalışmış.

- Gökyüzünden soğuk beyaz çiçekler dökülecek. Sonra ben onlarla oyun oynayacağım. Hımmm. Harika bir şey bu anneanne. Harika!

- İşte o beyaz çiçeklere “kar” denir. Ama kışın kar yağınca dışarısı çok soğuk olur. Üşüyüp yorulunca ben sana ocakta kestane pişiririm. Mısır patlatırım. Masal da anlatırım, demiş anneannesi. Tumbi sevinçle zıplamaya başlamış.

- Yaşasın, yaşasın! Bu kış mevsimi ne güzelmiş! İnanamıyorum. Masal bile var. Hele senin masallarını dinlemek süpppeeer, demiş Tumbi.

Demiş demesine ya, bu sefer de kış mevsiminin ne zaman geleceğini merak etmiş farecik.

- Kapıda sayılır, demiş anneannesi.

- Kapıda mı? İçeriye alalım o zaman. Ne duruyoruz, demiş Tumbi.

Anneannesi yavru farenin bu heyecanına çok gülmüş.

- Öyle değil yavrum, demiş. Yani az kaldı demek istiyorum. Biraz sabırlı olmalısın.

Küçük farecik dudak bükmüş. Tam oflayıp puflayacakken anneannesinin elindeki örgüyü fark etmiş.

- Bu ne anneanne, diye sormuş.

- Buna atkı denir Tumbi.

- Tamam da ne işe yarar?

- Kış aylarında boynuna sararsın. Kışın sert rüzgârlar esse bile üşümezsin. Boynun sıcacık olur. Böylece üşütüp hasta olmazsın.

- Hımmm, boynum üşümesin diye yani. Peki, ellerimiz anneanne?

- Onlar için de eldivenler giyiyoruz.

- Başımız, kulaklarımız için?

- Onlar için de bere takıyoruz.

- Ayaklarımıza?

- Ayaklarımıza da kalın çoraplar giyeriz. Ya da patikler. Onlar da ayaklarını sıcacık tutar.

- E bir de sırtımız var?

- Hırkaları o yüzden giyiyoruz işte. Bedenimiz üşümesin diye.

Küçük fare anneannesine sıkı sıkı sarılmış.

- Seni çok seviyorum anneanneciğim, demiş. Bu kış kar yağınca sen de benimle oynar mısın? Lütfen anneanne lütfeeen.

- Peki, demiş Tumbi’nin anneannesi. Madem öyle oynayalım bakalım. Bir hayırlısıyla kış gelsin de.

Kısa bir zaman sonra kış mevsimi gelmiş. Kış gelmiş ama kar henüz yağmamış. Tumbi her gün merakla camdan dışarıyı seyrediyor ve gökyüzünden inecek beyaz çiçekleri bekliyormuş. Ağaçlar yapraksız kalmış. Dökülen yapraklar rüzgârla bir o yana bir yana dolaşıyormuş.

O sırada aklına anneannesinin verdiği söz gelmiş. Kar yağdığında anneannesi onunla dışarıya çıkacak, oyun oynayacakmış. Yorulunca ocakta kestane pişirecek, mısır patlatacak ve masal anlatacakmış. İnşaallah kar şimdi yağmazmış. Hemen anneannesine gitmesi gerekiyormuş. Babasına bunları söyleyip izin almış.

Annesiyle babası onu anneannesine bırakmışlar. Anneannesi de pek sevinmiş. Yavru fare o gece güzel bir uykuya dalmış. Ertesi sabah anneannesinin güzel sesiyle uyanmış.

- Tumbiciğim, kalk yavrum. Sana bir sürprizim var.

Tumbi gözlerini açıp yataktan fırlamış. Pencereden bakmış. İşte her yer sanki beyaza boyanmış. Ağaçlar, evler, çatılar her yer bembeyazmış. Gökyüzünden tane tane beyaz çiçekler dökülüyormuş.

- Bu harika, demiş Tumbi. Allahım ne güzel yaratmış. Bu harika! Hemen dışarı çıkalım anneanne. Ona dokunmak istiyorum.

- Sakin ol bakalım afacan, demiş anneannesi. Ben aylar boyu o kışlık giyecekleri boşuna örmedim. Üstümüzü giyinelim. Hem sana sözüm var. Birlikte oyun oynayacağız. Hazırlanıp çıkalım.

Tumbi çok mutluymuş. Anneannesi ona kaymayı, kartopu oynamayı öğretmiş. Tumbi çok eğlenmiş. İçeri girmek istemiyormuş. Anneannesi,

- Sana üç tane daha sözüm var, demiş. Kestane, patlamış mısır, masal.

- Hiç unutur muyum anneanne, demiş Tumbi. Bu harika kar sürprizden sonra gelsin kestane, patlamış mısır ve masal. Yaşasın torun olmak!

Gülmüş anneannesi.

Az sonra Tumbi mis gibi kestanesini, patlamış mısırını yemiş ve “Keloğlan” masalını dinleyerek uykuya dalmış. 


Okunma Sayısı : 1847

Etiketler:

hikâye - masal
130 . Sayı
2015 Ocak Şubat Mart / 130. Sayı
ARŞİV
Ana Menu
Ana Sayfa
Yazarlar
Arşiv
Arşiv
Kurumsal
Hakkımızda
İletişim
İletişim
Adres: Sanayi Caddesi, Bilge Sokak No: 2
Yenibosna / Bahçelievler / İstanbul
Tel: +90 212 551 32 25 - Faks: +90 212 551 26 59
Moral Dünyası Dergisi
© 2014 Moral Dünyası, tüm hakları saklıdır.