Aylık Kültürel Aile Dergisi

“ALLAH YARATTI” DEMEMEK İÇİN

Muhiddin Yenigün / Ocak Şubat Mart 2015

Milyonlarca yıl önce hidrojen ve oksijen atomları arasında uzun süren görüşmeler sonucu; milyonlarca yıl sonra ortaya çıkacak olan hayat denen bir şeye uygun ortam sağlamak üzere, iki hidrojen atomunun aralarına bir tane de oksijen alarak su denen bir nesneye dönüşmelerine karar verildi. Mantıklı buldunuz mu?

Birden fazla birimin uyum içinde çalışmasına insanlardan verilebilecek en basit örneklerden biri resmigeçitlerdir. Mükemmel geçiş için, yürüyen her birimin en az 20 yıllık fizikî gelişimini tamamlamış ve askerî disiplinden geçmiş olması temel şarttır.

Ayrıca her birinin;

— görevini anlayabilecek akıl,

— plana uyabilecek şuur,

— doğru yapmaya gayret edecek irade,

— ne yaptığını bilecek bilgi,

— bir takımın parçası olabilecek iletişim kabiliyeti,

— başına buyruk davranmaktan kaçınacak disiplin

ve bunlar gibi daha pek çok özelliğe sahip olması gerekir.

Bunlara ilave olarak;

— o işi yapmaya zorlayacak bir güç, kudret,

— yapılacak işi birilerinin önceden planlaması,

— bu planın bir hedefe yönelik yapılması,

— her birime bu planın kendisi ile ilgili bölümünün aktarılıp, uygulama sorunsuz hale gelene kadar eğitim ve denetimin sürdürülmesi de gereklidir.

Basit görünen bir geçit töreni için temel gerekliliklerden bazılarını sıraladık.

Benzer sıralama sıklıkla karşımıza çıkar. Bir futbol takımı, orkestra vb.

Bazen yukarıdaki sistemin bir tarafı akılsız, şuursuz, bilgisiz, iradesiz kısaca cansız ve ruhsuz maddelerden oluşur: Makineler gibi...

Böyle durumlarda öyle hassas bir tasarım yapılmalıdır ki; sistemdeki parçalar, hayat ve ruh sahibi olmadıkları için yoksun oldukları bu özelliklere sanki sahipmişler gibi hareket etsinler. Her bir dişli, her bir mil başka bir parçanın yardımına koşsun ve sonuçta bir bütün olarak belli bir amaç doğrultusunda hareket etsinler. Ama bu hareketteki bilgi, şuur, irade, güç hep tasarımcıya aittir.

 

Atomların mahareti

Şimdi de bir karbon atomunu göz önüne alalım.

En çok toprakta kömür olarak, bazen de zengin bir hanımefendinin yüzüğünde elmas olarak karşılaşırız karbon atomuyla…

Vücudumuzun büyük bir kısmı da karbondur. Bu element hangi organımıza giderse onun şeklini alır, orada ne vazife yapması gerekiyorsa onu yapar.

Tıpkı karbon gibi duruma göre vazifesi olan elementlerin sayısı yüzden fazladır.

Şimdi desem ki:

— 1945 yılında iki uranyum atomu Japonlara kızıp kendi kendilerine Japonya'yı alt üst etmeye karar verdiler. Biri Hiroşima'yı, biri de Nagazaki'yi yerle bir etmek üzere plan yaptılar ve bunu uyguladılar.

— Kalsiyum, silisyum, alüminyum, demir ve oksijenden oluşan konsorsiyum İstanbul'a üçüncü köprü inşaatında yarıya yaklaştı.

— Oksijen atomları, milyonlarca yıl önce kendi aralarında yaptıkları toplantıda, milyonlarca yıl sonra ortaya çıkacak radyasyona duyarlı canlıları güneşin zararlı ışınlarından korunmak için, bazılarının ozona dönüşüp dünyayı çepeçevre sarmasına karar verdi. Varsın bunun oksijen milletine bir faydası bulunmasın.

— Milyonlarca yıl önce hidrojen ve oksijen atomları arasında uzun süren görüşmeler sonucu; milyonlarca yıl sonra ortaya çıkacak olan, kendilerinde olmadığı için mahiyetini tam olarak bilemedikleri hayat denen bir şeye uygun ortam sağlamak üzere, iki hidrojen atomunun aralarına bir tane de oksijen alarak su denen bir nesneye dönüşmelerine karar verildi. Oksijen, yapısı itibarıyla yanıcı olduğunu, ortaya çıkacak maddenin fıtratına tamamen zıt olduğunu söyleyerek karara şerh koydu.

— Daha önce suyu oluşturan hidrojen ve oksijen atomları, daha büyük bir proje için azot ve karbon temsilcilerini de alarak geniş katılımlı bir toplantı düzenledi. Çok elektrikli geçen toplantıda, dört elementin birbirine girdiği bir anda üstlerine yıldırım düştü ve hayatın kaynağı olan ilk aminoasitler ortaya çıktı.

 

Saçma olan ne?

Yukarıdaki maddelerden herhangi birini mantıklı buldunuz mu?

İster inanın ister inanmayın ama sırf “Allah yarattı” dememek için bu saydıklarımın son üç tanesine inanan, hatta buna bilim diyen milyonlarca insan var dünyada.

Burada şunu da belirtmek gerekir. Bu saydıklarımda saçma olan bunların olması değil, kendi kendine olduğunun iddia edilmesi.

Yani gerçekten Hiroşima ve Nagazaki'de uranyum atomları patladı; gerçekten üçüncü köprü inşaatında saydığım elementlerden oluşan malzemeler kullanılıyor; bir tarafından delsek de gerçekten dünyanın etrafında ozondan bir tabaka var ve ilk aminoasit de o şekilde oluşmuş olabilir ama bunların hiç biri kendi kendine olmadı. Bir plan dâhilinde büyük bir kudret tarafından öyle olması uygun görüldü.

Daha önce örneklediğimiz şuursuz ve cansız nesnelerin, şuurlu, akıllı, güçlü vb. pek çok sıfata sahip bir tasarımcı tarafından bir sisteme dâhil edildikleri gibi...

Dişli çark ne kadar bilinçliyse, karbon atomu da o kadar bilinçli. İkisi de emir çerçevesinde hareket ediyor, kendilerine verilen görevleri yerine getiriyorlar. Var olma sebepleri bu.


Okunma Sayısı : 1838

Etiketler:

tefekkür - yaratıcı
130 . Sayı
2015 Ocak Şubat Mart / 130. Sayı
ARŞİV
Ana Menu
Ana Sayfa
Yazarlar
Arşiv
Arşiv
Kurumsal
Hakkımızda
İletişim
İletişim
Adres: Sanayi Caddesi, Bilge Sokak No: 2
Yenibosna / Bahçelievler / İstanbul
Tel: +90 212 551 32 25 - Faks: +90 212 551 26 59
Moral Dünyası Dergisi
© 2014 Moral Dünyası, tüm hakları saklıdır.